18 Feb 2008
گینه گلیرم
سلاملار یئنی یوللارا
اوزون زامان دی بو یئرلره گلمه میشم. "بلکه بو یئرلره بیر ده گلمه دیم"
وئبده بیراز دولانان نان سورا یئنی صفحه لر یئنی یازارلارلا اوزلشدیم. چوخ گوزل وئبلاگلار یازیلیر.ده یرلی وئبلاگلار.
همیشه قایغی سیندا اولدوغوم تورکجه "نثری" وئبده داها گلیشمیش. سئوینیرم. سئودییم وئبلاگلارن لینکلرینی "یاشلی گوءزه" آرتاجام.
7 Aug 2007
دیلماج درگی سینین یئنی سایی سی اؤزل سایی اولاراق ناصیر منظوری نین دیله گؤره باخیشینی و تورکجه ده سؤزجوکلرین نئجه یارانماسینا آییددیر. دوستلارا بو درگی نین اوخوماغینی اؤنه ریرم.ناصیر به یین نظرلرینی اوخوماق بؤیوک بیر هیجان منده یاراتدی. بو دیلین نه قدر کؤکلو، گئنیش اولدوغونو بیلیردیم اما بو ساولار دیل آراشدیرمانلارینا یئنی آلانلار آچابیلر و یئنی ساحه لرده اراشدیرمالارا یول آچابیلر.
6 Aug 2007
دیلماج
دیلماجین یئنی نوماراسی نین ساولارینا گوره (ناصیر منظوری نین دیله گوره باخیشلاری)دوستلارین نظرلرینی گودورم.
یاخین گله جکده اوز نظرلرمیم بو قونودا "یاشلی گوز"ده یایاجاغام.
9 Jul 2007
آی بالام من تسلیم.
من یازانمادیم.سومر کولتورو، سومر دیلی، سومر تاریخی ...
آی بالام نه ایستیسیز جانیمدان آخی؟
بیر آز اوتوردوم اوخودوم هاااا، آمما ایچیندن بشقابا قویمالی مطلب
چیخارتماغا وقتیم اولمادی.
نئیلیییم باشیم چوخ قال دیر.پایان نامه بیر یاندان، تافئله اوخودوغوم اوبیر
یاندان، ایش بیر طرفدن....باش قاشیماغا ماجال قالار ای باشووا
دولانیم.
ها دئدیم قوی بیر ایکی کلمه ییغیم یازیم گؤردوم اولمور کی اولمور. هله
بو رحمتلی یین اوغلو " منظوری" ده آداما گون وئریر ایشیق وئرمیر،
دییه ن یوخدو آی قادوو آلیم نه خبر دی آخی جانیمیزدان بئزدیردون بیزی.
بیر گون دییر قولوزو اؤلچون باشوزو توولامایین، اوبیری گون دییر باشوزو
اؤلچون قولوزو توولامایین...قارق ائلییب اوشاقلاری. یازیق شهرام بیلمیر
بو مئراسا قالمیش ازبرله دییی اینگلیسجه جومله لری مین موسیبتله
ییغیشتیریب دئسین یوخسا باشینی توولایا توولایا اللرینی اؤلچوب
همه ن سؤزلری خاطیرلاسین.
بایرامدا یازدیغیم ساودا " ناصیر منظوری جنابلاری" یازمیشام، اؤز
حسابیما مثلا ادبلی(ادبی یوخ هااا، ایندی بونو دا بیر سؤز ائله ر)
یازمیشام. ایندی هر سفر کیلاسدا دئییر آدلاری ساده جه یازین،
یازمایین بی، جناب، آغا... دلی شیطان دئییر بوندان بئله" آغای
ناکادمیک ناصیر بی منظوری جنابلاری" یازیم.آما هامیسین دان گؤزل
ائله " آی منظوری" دی. "آواوا" کیتابیندا بونا ایشاره ائلییب.هر حالدا
صاباح گینه کیلاس وار و گینه ال اؤلچوب باش توولایاجاییق.
21 Apr 2007
تورک_سومر ایلگی لری
کیتابلارین تمل دوشونجه سینی ساغلاییر. کیتابلاری اوخویورکن، اوُزتله ییب وئبلاگا یوکله یه جه یم.
15 Apr 2007
سسیم باتمیش
موسیقی سسی یاشیل بیر قوخویا دولموش
و سئوگیم، بیر تمیز بالینجین اوزه رینه
ایکی ایز بوراخمیش
ایکی ایستی دایره
اوز اوزه
بورون بورونا
21 Mar 2007
یئنی ایل ایعترافلاری
یئنی ایلی، بوتون نئت دونیاسنداکی یولداشلاریما تبریک ائدیر، هامیسینا جان ساغلیغی آرزولاییرام.
یلشلی گؤز، دَیرلی گونلر یاشادی کئچمیش ایلده. اوخوجولارین قوتلو قدملرینی گؤز گؤز، گؤزلهیرک گونو گونوندن داها یارارلانماغا چالیشدی.
یاشلی گؤزون تمل دوشونجه سی تورک کیملی یی نین تانیتدیرماسی، اونا آیید اولان آراشدیرمالاری(تحقیقلری) بولوب بؤیوک تورک میللتینه سونماق (تقدیم ائتمک) دیر.
بو گونه قدر، یاشلی گؤزده سونولان ساولار نئتده بولونان بیلیمسل (علمی) متن لردن آلینمیشدیر. آما بو آرادا اوخوجولارا عوذور دیله مک زوروندا اولدوغوما اعتراف ائلهمهلییم، او دا بعضی دوستلارین خاطیرلادیغی کیمی، بیلیمسل ساولارین قایناغینی یازمادیغیما گؤرهدی.
تورک کیملییینه گؤره یازیب آراشدیریب، آراشدیرمالارین سونوجونو (نتیجه سینی) نئتده یایماغین، ایلک سفر اولاراق، فیکری، ناصیر منظوری جنابلارینین " تورکجه دوزیازی سی" کیلاسلاریندا بئینیمه چاخدی.
هردن نئتده دولاندیغیم گونشلی گئجه لریمده، تورکجه شعرلره دولموش، شعردن هیجاندان پارتلاماقدا اولان وئبلاگلار گؤرموشدوم و هر سفر او گؤزل شعرلری اوخویوب اولوسال لذتلره آلیناندان سونرا، اؤزومله درین تارتیشما لارا گیرمیشدیم.
" پوخا قالسین احساس، لعنته گلسین هیجان، هاچانا جان کئچه ری دویقولارا آلینیب تیکان کولو کیمی 1 دیقه ایچینده آلوولانیب کؤزهریب سؤنمه لییک "...
ایندیسه بورا گلیب چیخان "یاشلی گؤز" یئنی ایلده یئنی بیلیمسل ساولار قوللانماغا، دوستلارین یاردیملارینی اومور.
26 Feb 2007
AY
"Ay'i kurtlar yakalar, iyice bir yolarmis,
"Ay, eve gidip yatar, yarasi kan dolarmis!..."
Türk - Altay Efsanesinden
Ay - Dede ile Öksüz kiz efsanesi:
Insanoglu parlak gecelerde aya bakmis ve aydaki lekeler üzerinde uzun uzun düsünmüstü. Bu lekeler üzerinde hayal kuran insanlar, ayrica onlar için siirler yazmis ve efsaneler de düzmüslerdi. Bugün Avrupa'daki masallar bile, ayda bir sirigin ucuna iki tane kova takmis bir kizin, yürüyüp durdugunu anlatir dururlar. Orta Asya'daki efsaneler de, ay da sirikla su tasiyan iki kovali bir kizin yürüdügünden söz açarlar. Bu inanisin Avrupa'dan mi, Orta Asya ve Sibirya ya; yoksa Sibirya'dan mi, Avrupa'ya gittigini, simdiden kestirmek çok güçtür. Yalniz bir gerçek varsa, o da Sibirya'nin buzlu ve karanlik Tundralarindan, doguda Bering bogazina ve hatta Amerika kitasinin kuzeyindeki Alaska yerlilerine kadar, bu inanisin yayilmis oldugudur. Ne olursa olsun, bu içli ve güzel masalin, Kuzey Sibirya'daki Yakut Türklerinde söylenen iki degisik anlatilisini, burada özetlemeden geçemeyecegiz.
Annesiz bir kiz varmis, su tasirmis sirikla,
Geceleri aglarmis, soguktan hiçkirikla:
"Ey güzel ay, ey kutsal, ne olursun beni al!
"Buraya gel suya dal, es yap beni göge Sal!"
Dermis kiz haykirirmis, hep aya yalvarirmis,
Imdada çagirirmis, sesi göge varirmis.
Çok soguk bir geceymis kiz yine suya gitmis,
Ay da gece gökteymis, kiz için yere inmis.
Ay hemen kizi almis, ta evine götürmüs,
Ay her dolun oldukça bu kiz ay da görünmüs.
Yakut Türklerinde anlatilan diger degisik masalda, ayrica bir de "Üvey anne" motifi ilâve edilmistir. Birinci masalda günes yokken; burada ayin rakibi olarak ortaya çikmaktadir:
Annesiz bir kiz varmis, sirikla su tasirmis,
Üvey anne yüzünden, kiz sabrini tasirmis.
Kadin alayla dermis, kiz biraz geç kalinca:
"Büyük adam olursun, ay gün seni alinca!"
Kiz gece suya gitmis, dua etmis gönlünce,
Ay hemen yere inmis, kizi yerde görünce.
Kiz saklanmis korkuyla, bir fundanin dibine,
Almis kizi fundayla, Ay götürmüs evine.
Ay - Dede ile Yedi basli devin savasi:
Eski Türk inanislarina göre ay ile günes, insanlara daima iyilik getiren ve onlari koruyan iki kutsal kudretti. Ay ile günes insanoglunu her zaman göz altinda bulundurur ve onlari kötü yola sapmadan korurlardi. Asagidaki, Altay Türklerinin anlattiklari masal da, bunun bir örnegidir:
Çok çok eski çaglarmis büyükçe bir dev varmis,
Nice çok canlar almis, insanoglu az kalmis.
Insanlar toplanmislar, ta Tanriya varmislar,
Kurtar bizi diyerek, Tanriya yalvarmislar.
Bu çok güç vazifeyi, Tanri günese vermis,
"Yakarim ben dünyayi, ay yapsin isi dermis".
Ay dünyaya inerken, hava da çok sogukmus,
Dev bögürtlen yer iken, agaçla göge uçmus.
Ay gökte dolun iken dev ayda görünürmüs,
Bögürtlenini yerken, keçeye bürünürmüs.
Bu efsanede de görülüyor ki, günes sicak, ay ise soguktur. Ay her girdigi yeri sogutur ve hatta sogugu ile, günesin bile yenemedigi yenemedigi kötü ruhlari yenebilirdi. Fakat ayin bu sogugu insanlara zararli degildi. Insanlar ona karsi kendilerini koruyabilirlerdi. Bundan önceki efsaneler de ay, öksüz kizi götürürken agaci da beraber almisti. Burada da agaç, devle beraber götürülmüstür. Soguk bölge Türkleri tarafindan anlatilan bu masallarda, aya ve soguga fazla önem verilmistir. Hatta günesin sicakligi bile küçüksenmistir. Bu sebeple de günes, aydan daha az güçlü olarak gösterilmistir. Günesin, isiklarini ve sicakligini esirgedigi bu bölge halklarinin böyle düsünmelerinde, elbette ki haklari vardir.
Ay-Dede'yi yiyen kurtlar:
Ay bazan, tepsi gibi büyük ve parlak olur; bazan da küçülür ve donuklasir. Elbette ki insanlar, bunun sebebi nedir diye, akillarini yormus ve düsünmüslerdi. Ay niçin küçülür ve niçin büyürdü? Herhalde ay, her küçüldükçe onu bir sey yemekte ve bitirmekte idi. Bunu yiyebilecek sey de, kutsal kurtlardan baska bir sey olamazdi:
Ay her dolunlastikça kurtlar ayilar yermis,
Ay azicik kaldikça, kurt ayilar gidermis.
Ay gider bir ay yatar, yarasini sararmis,
Iyilestikçe çikar, yine gökte parlarmis.
Ayi, kurtlar yakalar, iyice bir yolarmis,
Ayi yine gidip yatar, yarasi kan dolarmis.
Bu inanis, Orta Asya ve Sibirya'da çok yayilmistir. Fakat her kavim, bu ayin yenis ve parçalanisini, kendi kutsal hayvanlarina yaptiriyordu. Meselâ Mogollarla, Kuzey-Dogu Sibirya'daki Gilyak'lar Gökteki ayi, kendi köpeklerine; kuzey kutbuna yakin oturan halklar ise, ayilara yedirtiyorlardi. Ama Türk halklarina göre köpek, kötü ve adî bir hayvandi. Kurtlarin yaninda da çok güçsüz kaliyordu. Bu sebeple Yakut Türkleri, diger komsularindan ayrilarak ayi, kurtlara kovalatip ve sonra da onlara yedirtiyorlardi.
Altay Türklerinde de ayni efsaneyi görüyoruz. Yalniz burada, Kurtlarin yerine "Yedi basli dev" yani "Yelbegen" geçmistir. Bu Altay masali, ana motifler bakimindan, "Sirikla iki kova su tasiyan öksüz kiz" efsanesine de benzer. Öksüz kiz efsanesindeki agaç veya funda da ayda görülmektedir. Ancak Altaylarda, kizin yerine, dev geçmistir:
Yedi basli Yelbegen, adli büyük dev varmis,
Öç alir ay günesten, onlari yer yutarmis.
Büyük Tanri Bay-Ülgen, aya bakar sararmis,
Ayi bitirip yiyen, bu deve ok atarmis.
Dev bazan yildizlari, kovalar götürürmüs,
Sonra da parçalarmis, agzindan tükürürmüs.
Yildizlar bu azgindan, kaçarmis hep göklere,
Dev onlari agzindan, saçarmis hep göklere.
Yine Altay Türklerine göre, "Ayin tutulmasi" olayi da, yine bu "Yedi basli dev" yüzünden meydana gelirdi. Bunun için Altay Türkleri ay tutuldugu zaman söyle derlerdi:
"Yine Yelbegen, (Yani yedi basli dev) ayi yedi".
26 Feb 2007
AYDAN TÜREYEN TÜRK SOYLARI
Uygurca Oguz-nâme'de Oguz-Han'in babasinin adinin, "Ay-Han" oldugu söylenir. Maalesef, bu Oguznâme'nin bas kismi kaybolmustur. Bu sebeple, bu "Ay-Han"in kim oldugunu anlayamiyoruz. Bilindigi üzere, Oguz Han'in ikinci oglunun adi da, Ay-Han" idi. Burada "Ay-Han" yalnizca bir ünvandir. Yoksa bazilarinin dedikleri gibi, Ay-Han, "Ay'in Han"i, Kün-Han'da "Günes'in Han'i degillerdi. Elbette ki Ay-Han, Türk mitolojisinde Ay’i temsil eden sembolik bir ad idi. Türklere göre ay, erkek idi. "Ay-Ata" deyim ve adlari, buradan geliyordu. Türk-Mogol efsanelerinde "Ay'i, çocuk dogurtan bir baba olarak" da görüyoruz. Meselâ Çingiz-Han'in atalarindan Alan-Ko'a, ay isigindan gebe kalmisti. Bazi kaynaklar da, Ay'in bizzat çadirdan içeri girerek kadini gebe biraktiklarini söylerler. "Türklerdeki Gök-Kurt (Kökböri) ise, gökteki Tanri'nin, yerde sekillenmis bir sembolü idi. bunun için de Gögün rengini almisti". Aydan gebe kalan kadinlara ay, sarisin bir adam seklinde gelmis ve köpek seklinde gitmisti. Çin'de "Altin" ve "Sari renk", imparatorun bir sembolü idi. Bu sebeple Mogol efsanelerinde, Çin tesirleri aranirsa, ihtiyatsizlik olmayacagi kanaatindeyiz.
17 Feb 2007
تورک دستانلاری
Prof. Dr. Umay Günay
Türk Kozmogonisi-Yaradılış Destanı:
Altaylardan Verbitskiy'in derlediği yaradılış destanı özetle şöyledir: Yer gök hiç bir şey yokken dünya uçsuz bucaksız sulardan ibaretti. Tanrı Ülgen bu uçsuz bucaksız dünyada durmadan uçuyordu. Göklerden gelen bir ses Tanrı Ülgen'e denizden çıkan taşı tutmasını söyledi. Göğün emri ile oturacak yer bulan Tanrı Ülgen artık yaratma zamanı geldi diye düşünerek şöyle dedi :
Bir dünya istiyorum, bir soyla yaratayım
Bu dünya nasıl olsun, ne boyla yaratayım
Bunun çaresi nedir, ne yolla yaratayımş
Su içinde yaşayan Ak Ana,su yüzünde göründü ve Tanrı Ülgen'e şöyle dedi :
Yaratmak istiyorsan Ülgen, Yaratıcı olarak şu kutsal sözü öğren :
De ki hep," yaptım oldu " başka bir şey söyleme.
Hele yaratır iken,"yaptım olmadı" deme.
Ak Ana bunları söyledi ve kayboldu. Tanrı Ülgen'in kulağından bu buyruk hiç gitmedi . insana da bu öğüdü iletmekten bıkmadı : " Dinleyin ey insanlar, varı yok demeyin. Varlığa yok deyip de, yok olup da gitmeyiniz." Tanrı Ülgen yere bakarak : " Yaratılsın yer!" Göğe bakarak "Yaratılsın Gök!" Bu buyruklar verilince yer ve gök yaratılmış. Tanrı Ülgen çok büyük üç balık yaratmış ve dünya bu balıkların üzerine konmuş. Böylece dünya gezer olmamış bir yerde sabit olmuş.Tanrı Ülgen balıkların kımıldadıklarında dünyaya su kaplamasın diye Mandı şire'ye balıkları denetleme görevi vermiş. Tanrı Ülgen, dünyayı yarattıktan sonra tepesi aya güneşe değen etekleri dünyaya değmeğen büyük Altın Dağın başına geçip oturmuş.Dünya altı günde yaratılmışdı, yedinci günde ise Tanrı Ülgen uyumuş kalmışdı. Uyandığında neler yarattım diye baktı: Ayla güneşden başka fazladan dokuz dünya birer cehennem ile bir de yer yaratmıştı. Günlerden bir gün Tanrı Ülgen denizde yüzen bir toprak parçacığı üzerinde bir parça kil gördü" insanoğlu bu olsun, insana olsun baba." dedi ve toprak üstündeki kil birden insan oldu. Tanrı Ülgen bu ilk insana "Erlik" adını verdi ve onu kardeşi kabul etti. Ancak Erlik'in yüreği kıskançlık ve hırsla doluydu. Tanrı Ülgen gibi güçlü ve yaratıcı olmadığı için öfkelendi.
Tanrı Ülgen, kemikleri kamıştan, etleri topraktan yedi insan yarattı. Erlik'in yarattığı dünyaya zarar vereceğini düşünerek insanı korumak üzere Mandışire adlı bir kahraman yarattıktan sonra yedi insanın kulaklarından üfleyerek can, burunlarından üfleyerek başlarına akıl verdi.Tanrı Ülgen insanları idare etmek üzere May-Tere'yi yarattı ve onu insanoğlunun başına han yaptı. Yakut'lardan (Saka) derlenen yaradılış efsaneleri de Altay yardılış destanının yakın varyantı niteliğindedir . XIX.yüzyıl'da derlenen bu efsanelerin çeşitli din ve kültürlerin etkilerini taşıdıkları düşünülmektedir.
